KADINLARDA VE GEBELİKTE VİTAMİN VE MİNERAL KULLANIMI
Kadınlar gebelik ,hamilelik gibi dönemleri nedeniyle
bazı vitamin ve mineral desteğine daha çok ihtiyaç duyarlar. Aşağıda
kadınların hangi vitaminleri ne zaman kulanması gerektiği konusunda
bilgiler verilmiştir.
1.GEBELİKTE YÜKSEK A VİTAMİNİ ALMAYINIZ
Gebeler ise A vitamini günde en fazla 5000 ünite
almalıdır.
Betakaroten’in fazla alınması
osteoporoz
denilen kemik erimesine neden olmaz, önemli yan etkiye sahip olan
retinolun
fazla alınmaması gerekir. Bu nedenle multivitamin ilaç alırken içinde
2500 üniteden fazla
retinol bulunanlar alınmamalıdır. Eğer 5000
ünite A vitamini varsa bunun % 50’si beta-karoten olmalıdır. Yaşlılarda
da aynı doz alınmalıdır.
Tıp dilinde Hipotiroidi adı verilen tiroit bezinin az
çalışması durumunda, kanda A vitamini yüksek miktarda bulunur. Bu
nedenle tiroit bezi az çalışan hastaların A vitamini almamaları gerekir.
Gebelikte ilk 3 ayında A vitamini alınırsa doğacak çocukta sakatlıklara
yol açar. Gebe kalma olasılığı olan kadınlar A vitamini almamalıdır.
A vitamininden yüksek bir diyetle beslenen kişiler,
gebe kadınlar, osteoporozu olanlar veya hafif kemik erimesi (osteopeni)
olanlar A vitamini almamalıdır. İçinde A vitamini olan multivitamin
ilaçlar da almamalıdır.
2.MENOPOZDAKİ KADINLARDA D VİTAMİNİ EKSİKLİĞİ
YÜKSEKTİR
Menopozdaki kadınların % 50’sinde D vitamin eksikliği
vardır. Ülkemizde de çocuk ve genç erişkinlerde % 30-50’sinde D
vitamini eksikliği vardır.
Yılda bir defa kanda 25 (OH) D3 vitamin düzeyine
bakmak, bazı hastalıklardan ve kemik erimesinden korunmak için çok
önemlidir.
Kandaki 25 OH D vitamin düzeyi 10 ng/ml’den az ise,
şiddetli D vitamini eksikliği vardır. D vitamini düzeyi devamlı olarak
10 ng/ml’nin altındaysa, önce kemiklerde ve kaslarda ağrı, sonra da
kemik erimesi gelişir..
D Vitamini hangi Besinlerde Bulunur?
D vitamini özellikle yağlı balıklarda (somon balığı,
karides) ve balık yağında vardır. Yumurta sarısı, karaciğer, peynir, süt
ve süt ürünlerinde de bulunur. Vücutta yeterli D vitamini olması için
güneş ışığından da yararlanılmalıdır.
D vitamine ihtiyaç 19-50 yaş arasında günlük 200
ünite, 51-70 yaş arası 400 ünite ve 70 yaşın üzerinde 600 ünite
kadardır.
D Vitamini Ne Kadar Almalı?
50 yaşın üzerinde D vitamini alımı yetersizdir. 50
yaşına kadar günde 200 ünite, 50-70 yaş arası 400-600 ünite D vitamini
alınmalıdır. Ancak yapılan çalışmalar yetersiz güneş ışığı alan çocuk ve
erişkinlerin 800-1000 ünite D vitamini almak gerektiğini ortaya
koymuştur. Bu nedenle herkesin günlük 800 ünite D vitamini alması
uygundur.
En kolay D vitamini alma yolu günde en az 15 dakika
güneş ışığına maruz kalmaktır. Her gün el, yüz ve kolların 15 dakika
güneş görmesi gerekir. Haftada 4-6 defa bu işlemi yapmak faydalıdır.
Eğer bu mümkün değilse, en azından günlük 400 ünite D vitamini almak
faydalı olur. Güneş görmeyen ülkelerde yaşayan insanlarda D vitamini
vücutta daha az olduğundan
multipl skleroz denilen hastalık daha
çok görülür.
D vitamini eksik kişilerde vitamin D2 ‘nin 50.000
ünitelik kapsülü haftada bir verilir ve 8 hafta süreyle verilir. Daha
sonra her 2-4 haftada bir verilir. Diğer bir tedavi şekli ise her gün
1000 ünite D3 vitamini veya 3000 ünite D2 vitamini hergün verilmelidir.
Yeterli D vitamini alım miktarı erişkinler için
günlük 400 ünitedir. 70 yaşın üzerinde bu doz günde 800 ünite olmalı ve
birlikte 1200 mg kalsiyum almalıdır.
3.GEBELİKTE BİOTİN VİTAMİNİ KULLANIMI
Gebelikte
biotin eksikliği olursa, doğan
çocuklarda anormallikler veya sakatlıklar olabilir. Bu nedenle gebe
kadınlar
folik asitle birlikte (400 mikrogram/gün) en azından
günlük 30 mikrogram
biotin de almalıdırlar.
Biotin, bir çok metabolizma olayında görev
alan ve suda eriyen bir vitamindir. DNA’nın çoğalmasında
biotin’in
önemli rolü vardır. Biotin 4 önemli enzimin yapısına girer ki bu
enzimlere karboksilaz enzimleri denir. Bu enzimler mitokondriumda
bulunur ve heme ve demir metabolizmasında etkilidir. Bu enzimlerden en
önemlileri asetik koA karboksilaz (ACC), piruvat karboksilaz (PC),
propionil coA karboksilaz (PCC) ve beta-metilkrotonil coA karboksilaz
(MCC)dır. Biotin bu enzimlerin yüzeyinde CO2 taşıyıcısı olarak önemli
rol alır. Bu biyotine bağlı karboksilaz enzimleri doğuştan eksik olursa
bebekte doğumdan sonra ve bir yaş içinde oluşan şiddetli nörolojik
hastalık oluşur.
Çiğ yumurtada bulunan
avidin isimli bir
protein
biotin’in emilimini bozar. Uzun süre çiğ yumurta
içenlerde biotin eksikliği olur. Bu nedenle yumurta çiğ olarak
içilmemelidir.
Biotin proteinler,
folik asit, pantotenik
asit ve B12 vitaminin kullanımını kolaylaştırır, tırnak ve saçları
güçlendirir, kolesterol ve kan şekerinin normale dönmesine katkıda
bulunur.
Günlük ihtiyaç 35-60 mikrogramdır. Normal serum
konsantrasyonu 1500 pmol/L dir.
Hangi Gıdalarda Biotin Vardır:
Bira mayası, tam buğday, yumurta sarısı, karaciğer,
tavuk, kuzu eti, tam buğday ekmek, balık, süt ve peynirde
biotin
vardır.
Biotin, bakteriler tarafından bağırsaklarda da üretilir.
Biotin Tedavisi:
Biotin, günlük 30 mikrogram doza kadar güvenle
verilebilir. Fazlası idrarla atılır.
4.GEBE KALMAYI PLANLIYORSANIZ KANDA D VİTAMİNİ, B12
VİTAMİNİ VE FOLİK ASİT ÖLÇTÜRÜNÜZ
Geba kalmadan önce kanda B12 vitamini, D vitamini ve
Folik asit vitamini normal sınırda olmalıdır. Bu vitaminle rahim
kaslarını güçlendirir ve bebeğin sakat doğmasını önler.
5.VEJETERYAN KADINLAR DEMİR, B12 ve D Vitamini
DESTEĞİ ALMALI
Vejeteryan kadınlarda D vitamini, B12 vitamini ve
demir eksikliği ve ayrıca mağnezyum eksikliği sık olabilir. Bunların
ölçülüp eksikse tamamlanması gerekir.
6.FOLİK ASİT VE GEBELİK
Folik asit vitaminine folat adı da verilir. Folat
vitamini doğal olarak besinlerde bulunurken ,
folik asit bu
vitaminin sentetik bir şeklidir ve ilaç olarak üretilir.
Folik asit
kan yapımı, yeni hücre oluşması ve yaşaması, DNA ve RNA yapımı için
gerekli bir vitamindir. Bu nedenle özellikle gebelik ve çocukluk
döneminde bu vitamine olan ihtiyaç artar. Gebelik döneminde günde 800
mikrogram dozunda mutlaka alınmalıdır. Folik asit kırmızı kan
hücrelerinin yapımı için gereklidir ve homosisteinin normal sınırlarda
olmasını sağlar.
Folik asit kandaki
homosistein denen
damar sertliği yapıcı maddeyi azalttığı gibi kalp krizi, felç ve bunama
riskini azaltır.
Folik Asit Vitamini Hangi Gıdalarda Var:
Koyu yeşil yapraklı sebzelerde, ıspanak, fasulye,
buğday, bezelye, fındık, baklagiller, kepekli ekmek, karaciğer, yumurta,
balık, muz, portakal, limon, çilek, kiraz, patates ve mısırda
folik
asit vardır. Günlük ihtiyaç 400 mikrogram kadardır.
Folat tedavisinin gerekli olduğu veya ilave
alımının gerektiği durumlar şunlardır:
·Gebelik ve emzirme dönemi (800 mikrogram /gün)
·Gebe kalmadan önce alınmaya başlanmalıdır
·Alkol alanlarda
·Bağırsaklardan besin emiliminin bozuk olduğu
durumlarda
·Dializ yapılan böbrek hastalarında
·Karaciğer hastalığı olanlarda folik asit vitamini
alınmalıdır.
·Folik asit eksikliğine bağlı anemilerde
·Yaşlılıkta işitme azlığı olanlara
7.KEMİK ERİMESİ VARSA FOSFORLU GIDA ALMALI
Kemik erimesi olan kadınların çoğunun yeteri kadar
fosfor almadıkları saptanmıştır. Kemik erimesi tedavisinde kullanılan
bazı ilaçlar ise fosfor eksikliğini iyice artırmaktadır. Bu nedenle
kalsiyum hapı kullanan hastalar yeterli fosfor almak için mutlaka bir
bardak yağsız süt içmelidirler. Kalsiyum hapları sütün içindeki fosforun
emilimini bozduğundan en iyisi sütü gece yatmadan önce içmektir. Kemik
erimesi tedavisinde kullanılan kalsiyum haplarının kalsiyum fosfat
şeklinde olması yeterli fosfat alımı için çok önemlidir. Bu nedenle
kalsiyum fosfat haplarını kemik erimesi olanlar tercih etmelidirler.
Yağsız süt, et, yoğurt, ciğer, tavuk, ton balığı ve
yumurta gibi besinlerde fosfor vardır. Süt, et ve yumurta yiyenlerde
kemiklerin sağlam olması aldıkları fosfor nedeniyledir.
Fosforun fazlası böbreklerden atılmaktadır. Böbrek
yetmezliği varken fazla fosfor alınması kanda fosfor birikmesine neden
olarak zararlı olur.
Kemiklerin gelişimi için her gün yeteri kadar fosfor
alınması gerekir. Fosfor alımı az olan kişilerde kemik erimesi sık
görülür.
8.KADINLARIN ÇOĞUNDA DEMİR EKSİKLİĞİ VARDIR
Demir, vücudumuzda yüzlerce protein ve enzimin
yapısında bulunan çok önemli bir mineraldir. Kan yapımı için yeteri
kadar demir almamız gerekmektedir. Demir eksikliği dünyanın en sık
görülen beslenme problemidir ve dünya nüfusunun %30’unda görülür.
Türkiye’deki kadınların ve çocukların çoğunda demir eksikliğine bağlı
kansızlık vardır.
Demir, kanımızda kırmızı kan hücrelerinin içinde
bulunan ve oksijeni taşıyan
hemoglobin isimli bir proteinin
yapısında bulunur. Demir eksikliğinde dokulara oksijen yeteri kadar
taşınamadığından yorgunluk, iş performasında azalma ve bağışıklık
sisteminde zayıflama oluşur. Ancak fazla alınan demir ise vücuda
zararlıdır ve ölüme bile neden olabilir. Vücuttaki demirin 2/3’si
hemoglobin’de,
% 15’i ise depo edilmiş olarak karaciğer ve dalakta bulunur. Depo
demirine ferritin adı verilir. Demir ayrıca kaslarda oksijen taşıyan
myoglobulinde, bazı enzimlerin yapısında bulunmaktadır. Demir depoları
bağırsaktan alınan demir ile düzenlenmektedir. Demir alımı yetersiz ise
veya fazla kan kaybı nedeniyle demir eksikliği oluşmuşsa kansızlık
meydana gelir. Kadınlarda adet kanamalarının fazlalığı demir
eksikliğinin en önemli nedenlerinden birisidir.
Demir Hangi Gıdalarda Bulunur?
Demir kırmızı ette çok bulunur, beyaz ette ise çok az
bulunur. Kuzu ciğeri, kuru kayısı, kepekli ekmek, sığır eti, yumurta,
biftek, kırmızı şarap, soya, kuru fasulye, bezelye, patates, kuru üzüm,
pekmez ve ıspanak gibi besinlerde demir vardır. Kolesterol korkusu
nedeniyle kırmızı et yemeyenlerde sıklıkla demir eksikliği ve kansızlık
oluşur. Bu nedenle kolesterol yüksekliği dahi olsa haftada bir kez
haşlama olarak kırmızı et yemek gerekir.
Günlük Demir İhtiyacı Ne Kadar?
Günlük demir ihtiyacı 7-12 aylık bebeklik döneminde
11 mg/gün, 1-3 yaş arasında 7 mg/gün, 19-50 yaş arası erkeklerde 8
mg/gün, kadınlarda 18 mg/gün, gebelikte 27 mg/gün ve emzirme döneminde
9-100 mg/gün’dür.
Kadınlarda adetlerle fazla kanama olması veya başka
kanamalar nedeniyle (ameliyatlar, kesikler, trafik kazası, hemoroidler)
demir kaybı olunca vücut bunu önce depo demirinden karşılamaya çalışır.
Depo demiri denen
ferritin de azalınca kansızlık oluşmaya başlar.
Demir eksikliği oluştuğunda kandaki
ferritin düzeyi azalır. Bu
nedenle vücutta demir eksikliği olup olmadığını anlamak için kanda
ferritin düzeyi ölçümü yapılmaktadır.
Demir eksikliğinin başlıca nedenleri nelerdir?
·Diyetle az demir almak, kırmızı et yememek,
vejetaryen bir diyet uygulamak
·Bağırsaklardan demir emiliminin az olması (mide
ameliyatları geçirmek, midede helikobakter pilori enfeksiyonu olması) ve
bağırsak hastalıkları
·Aşırı kan kaybetmek; adetlerle aşırı kan kaybı,
rahimde spiral kullanımı, ameliyatlarda kan kaybı
·Demir ihtiyacının artması (gebelik, aşırı egzersiz
yapılması gibi)
·Dializ hastaları
·A vitamini eksikliği
Demir Eksikliğine Bağlı Kansızlık (Anemi)
Demir alımı kayıptan fazla olunca önce demir depoları
azalmaya başlar. Bu aşamada kanda ferritin düşer. Dünyada % 80 kişide
demir yetersizliği vardır. Bu azalma devam ederse kemik iliğinde kan
yapılamayacağından kansızlık oluşur. Toplumda % 30 kişide demir
eksikliği anemisi vardır. Kansızlığa tıp dilinde anemi denir. Demir
eksikliğine bağlı kansızlık toplumda çok sıktır. Demir yetmezliğine
bağlı kansızlık (anemi) olduğunda şu belirtiler ortaya çıkar:
·Yorgunluk, halsizlik
·Solgunluk, tırnaklarda kırılma, çarpıntı
·Üşüme
·Baş dönmesi, baş ağrısı
·Uykusuzluk
·Halsizlik ve güçsüzlük
·İş veriminde düşme
·Okul performansında azalma
·Beyin fonksiyonlarında azalma
·Vücut direncinde düşme ve enfeksiyonlara sık
yakalanma
·Dilde iltihap
·Çok az hastada toprak yeme (pica anemisi)
Kimler İlave Demir İlacı Kullanmalıdır?
Demir kaybı fazla olan ve demir ihtiyacının arttığı
durumlarda demir ilacı alınmalıdır. Bu durumlar şunlardır:
·Gebeler
·Erken doğan ve düşük ağırlıklı bebekler
·Emen bebekler
·Ergenlik çağındaki kızlar
·Fazla adet kanaması olan kadınlar
·Böbrek yetmezliği olan ve dialize girenler
·Bağırsak ve mide hastalığı olanlar (Çöliak ve Crohn
hastalığı gibi)
Bu kişilerde kanda demir düzeyine bakıp ona göre ilaç
verilmelidir.
Demir İlacı Alırken Dikkat Edilecek Hususlar:
Demir yetmezliği anemisi olanlarda demir ilacı
verilir. Amaç demir depolarını doldurmak ve kansızlığı düzeltmektir.
Kanda hemeglobin düşük ise kanda ferritin düzeyi ölçülür ve ferritin 15
mikrogram/lt den düşükse demir ilacı tedavisine ihtiyaç var demektir.
Demir ilaçlarındaki demir ferroz ve ferik durumdadır. Ferroz sülfat,
ferroz fumarat ve ferroz glukonat olarak alınan demir ilacı en iyi
emilen türleridir.
Demir hapları genellikle aç karna alınmalıdır.
Böylece demir ilacının emilimi daha iyi olur. Bazı demir ilaçları da
sıvı şeklinde flakon içinde olur ve içilir. Ancak demir ilacı tedavisi
sırasında bulantı, kusma, dışkıda siyahlaşma, kabızlık ve ishal
olabilir. Bu tür şikayetleri azaltmak için demir ilacı besinlerle
birlikte ve önceleri düşük dozda başlayıp sonra artırarak alınabilir.
Demir ilacı antiasit denilem mide haplarının alımından 4 saat sonra
alınmalıdır. İki değerli demir ilacı alınıyorsa emilimini artırmak için
250 mg C vitamini ilave olarak alınabilir. 325 mg’lık demir sülfat
ilacının içinde 65 mg elementer demir vardır. Tedavide günde 150-200 mg
elementer demir alınacak şekilde doktorunuz ilacınızın dozunu ayarlar.
Bazen demir ilacı iğne olarak intramuskuler (kabadan) yapılabilir. Demir
ilacı tedavisiyle kanda hemeglobin 2-3 hafta sonra artmaya başlar.
Demir ilacı aldığı halde kansızlığı bir türlü
düzelmeyen hastalar olabilir. Bunun nedeni şunlar olabilir:
·Teşhis yanlış olabilir. Hastada talessemi veya
myelodisplastik sendrom denilen başka kan hastalıkları vardır.
·Hastada demir ilacına cevap verilmesini engelleyen
başka hastalıklar olabilir. Bunlar kronik hastalık anemisi, böbrek
yetmezliği olabilir.
·Demir ilacıyla birlikte antasit gibi başka ilaçlar
kullanıyor olabilir. Bunlar emilimi bozar
·Demir kaybı alınandan fazla olabilir. Buna örnek
olarak bağırsaktan kanama ve dializdir.
·Hastada demir emilim bozukluğu olabilir.
Helikobakter pilori hastalığı, gastrit, çöliak hastalığı varsa demir
emilimi bozuktur.
Demir İlacı Rasgele Alınacak Bir İlaç Değildir:
Demir, rasgele alınacak bir ilaç değildir. Alınan
demirin fazlası vücutta özellikle kalp, karaciğer ve kemik iliğinde
birikerek zararlı olur. Kanımızda demir çok artarsa karaciğerde siroz ve
kalp yetmezliği gelişebilir. Bu nedenle erişkin yaştaki erkekler ve
menopozdaki kadınlarda demir eksikliği yoksa ilave demir alınmamalıdır.
Sık kan alan hastalar da demir ilacı alırken dikkatli olmalıdır.
9.GEBELİK VE EMZİRME DÖNEMİNDE ÇİNKO TETKİKİ
YAPILMALI EKSİKSE TAMAMLANMALI
Gebe ve emziren kadınlar ve yaşlıların ilave olarak
çinko almaları gerekebilir. Bu nedenle çinko tetkiki yapılıp eksiklik
varsa uygun dozda çinko ilavesi gerekir.
- Gebe olanlar kalsiyum, folik asit, biotin ve demir desteği
almalıdır.
10.İYOT GEBELİKTE VE
EMZİRME DÖNEMİNDE YETERİ KADAR ALINMALI VE İYOTLU TUZ BU DÖNEMDE MUTLAKA
YENMELİ
İyot yetmezliğinin fazla olduğu kadınlarda düşük
sayısında artma veya gebe kalmada zorluk meydana gelir. Gebe kalamayan
kadınlarda iyot yetmezliği olup olmadığının da araştırılması gerekir.
İyot yetmezliği yumurtlamayı bozabilmektedir.
İdrar iyot atılımına göre iyot yetmezliğinin
dereceleri şöyledir:
Okul çağındaki çocuklarda idrardaki iyot atılımına
göre iyot yetmezliği şu şekilde sınıflandırılır:
a)İdrar iyodu <20 mg/dl ise şiddetli iyot
yetmezliği,
b)İdrar iyodu 20-49 arası orta derecede iyot
yetmezliği,
c) İdrar iyodu 50-99 arası hafif iyot yetmezliği,
d)İdrar iyodu 100-199 arası ise normal,
e) İdrarda iyot >200 ‘den fazlaysa aşırı iyot
alımı vardır, denir.
Balık, diğer deniz ürünleri ve iyotlu tuz zengin iyot
kaynağıdır. Süt, patates, bezelye ve yumurta da iyot vardır.
11.MENOPOZ DÖNEMİNDE KALSİYUM VE D VİTAMİNİ DESTEĞİ
GEREKİR
- Kalsiyum: 9-18 yaş arası 1300
mg/gün
19-50 yaş arası 1000 mg/gün
51 yaş üzeri 1200 mg/gün alınmalıdır.
Yaşlılarda ve kadınlarda menopoz sonrası D vitamini
alınmalıdır
En iyi kalsiyum kaynağı süttür. Bir bardak sütte 300
mg kalsiyum vardır. Fazla süt içilmesi ise kabızlık yapar. Sütte
kalsiyumdan başka fosfor, potasyum,
riboflavin, A vitamini, B12
vitamini, mağnezyum, protein ve
niasin vardır.
ÖNEMLİ NOT: GEBELİKTE VE DİĞER NEDENLERLE VİTAMİN VE
MİNERAL KULLANMADAN ÖNCE MUTLAKA DOKTORUNUZA DANIŞINIZ. DOKTORUNUZ
ONAYLAMADAN İLAÇ VEYA VİTAMİN ALMAYINIZ